Kaynak ve Teşekkür


LİSE ÖĞRETMENİM;
 KEMAL ÇUBUK

ARKADAŞIM VE ÖĞRETMENİM; EREN ATSUSHİ UEDA

BOĞAZİÇİ YABANCI DİL ÖĞRETMENİ; KANDA YOSHİHİRO

 

ARKADAŞLARIM;

KAZUMASA WATANABE,

HİROTO TAKECHİ,

KENTARO MİYACHİ,

MASAKİ KONDO,

SERCAN GEZGİN,

AKARİ SASAKİ,

KAYOKO İSHİGURO,

TAKAGİ SATOMİ,

UEKİ SAKİ,

YOKO WATANABE’YE

VE BU ÇALIŞMAYA GÖNÜL VEREN JİKAD  ÜYELERİ İLE  EMEĞİ GEÇEN HERKESE  SONSUZ TEŞEKKÜR EDERİM.

arigato_gozaimashita_0

 

Penceremden 3

Biz bu konuşmaya, bu karşılamaya o kadar alıştık ki artık her boş vakit bizim için Japonlarla konuşma vakti olmuştu. Eminönü, Sultanahmet bizim için yeni arkadaşlıklar, yeni muhabbetler, yeni kelimeler, yeni bilgiler demekti.  Tanıştığım tüm Japonlarda ilk günkü hissettiğim heyecanı hep hissediyorum. Çünkü hepsi güler yüzlü, hepsi sevecen, konuşkan, araştıran, sürekli soru soran, dillerini öğrendiğimiz için çok çok çok fazla mutlu olan insanlardı.

admin-ajax

Bizim Japonca öğrendiğimizi duyunca o kadar mutlu oluyorlardı ki anlatamam… O mutluluk, hem sözlerine hem gözlerine yansıyor adeta… Bu güne kadar bir çok Japon’la konuştum. Konuştuğum arkadaşlarımın kimisi tesettürlü, kimisi düz saçlı, kimisi esmer, kimisi beyaz, kimisi Japon kimisi Türk. Ama Japonlar bu tür özellikleri yargılamadan, yargılamayı akıllarına bile getirmeden bizlerle konuştular, kendilerini, kültürlerini, dillerini anlattılar, Japonya’ya davet ettiler hiç tereddüt etmeden… Yüzleri mutlu da olsalar, mutsuz da olsalar her zaman gülüyor, hataları olmasa bile arada huzursuzluk olmasın diye özür diliyorlar.

resim5

En ufak tebessüme bile teşekkür ediyorlar… Bu yüzden Japonların Gönüllerindeki Elmas’a bayılıyorum. Bu yüzden Japonca öğrenmeyi her geçen gün daha çok istiyorum.

 

Tüm Japon halkına, Japonca öğretmenlerime ve Japonca ile ilgili anılarımı sıkılmadan dinleyen tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. İnşallah  Japonya ve Türkiye arasında geçmişte olduğu gibi bizlerde bugünlerimiz de ve gelecekte birer köprü olabiliriz…

Penceremden 2

Bu nedenle birkaç arkadaşımla beraber Eminönü’ne gitmeye karar verdik ve çekik gözlü insanlar bulmaya çalıştık. Birçok çekik gözlü gördük, görmesine de  ‘şimdi gidip ne diyeceğiz? , nasıl diyeceğiz? , ilk ben konuşmam sen konuş’ muhabbetleri uzayıp gidiyordu ki karşıdan çekik gözlü bir çiftin bizim olduğumuz tarafa doğru geldiğini gördük ve çok heyecanlandık.

resim6

Continue reading

Penceremden 1

Ben  Japoncaya ilk lisedeyken başladım. İlk derslerimizi hiç unutamıyorum. Öğrenirken hem öğrenir hem eğlenirdik. Hocamız öğrettikten sonra defterimize yazmamızı söyler, sonra da hep beraber havada çizdirirdi. En sonunda da her harf gurubunu hızlıca söylememizi isterdi. A, i, u, e, o; ka, ki, ku, ke, ko; sa, shi, su, se, so… Bunları yeni öğrenmişken söylemek o kadar da kolay değildi…

110

Yavaş yavaş harfleri, kelimeleri, gramerleri  öğreniyorduk. Öğrendikçe de arkadaşlarla aramızda Japonca konuşarak, yeni kelimelerle yeni cümleler kurmaya çalışıyorduk. Ama bir zaman sonra sadece kendi aramızda konuşmak istemedik. “Her ne kadar kelimeleri söylesek de acaba aksanımız doğru mu? Konuşurken gramer yapısını doğru kullanıyor muyuz? Acaba Japonlarla konuşabilir miyiz?, Bize karşı tutumları nasıl olur?” gibi soruların cevaplarını merak etmeye başladık. Bu nedenlerle Japonlarla konuşmak, onlarla zaman geçirmek ve kültürleri hakkında bizzat kendilerinden bilgi almak istedik.