Author Archives: alanadiyonetimi@gmail.com
Penceremden 3
ENGELLİ VATANDAŞLAR VE AİKİDO
Aikido engel tanımıyor ile işitme,bedensel ve görme engelli vatandaşlar Aikido Sanatını Yapmaya başladılar.
Engelli vatandaşlarımızın Diğer sporlarının yanında Aikido sanatını da rahatlıkla yapabileceklerini kanıtladık. Bu çalışmalar ile evinde engelinden dolayı oturan vatandaşlarımıza ulaşarak onlara, çok yeni bir Sanatın inceliklerini öğretme misyonunu yüklendik.
Engelli vatandaşlarımız Aikido ile rahatlayacaklar, teknik öğrenecekler, özgüven problemi yaşıyorlarsa özgüven kazanacaklar, sosyalleşecekler, yapabildiklerini görecekler, başarmanın mutluluğunu yaşayacaklar, merakları varsa Diğer Japon Kültürü ve Japonca sanatlarını Ücretsiz ve Olarak öğrenceklerdir.
Yapmış oldugumuz seminer ile Aikido’nun engel tanımadığı göstereceğiz. Çalışmalarda çok güzel sonuçlar elde ettik.İzmir ‘de bir Takım oluşturuyoruz.Tekerlekli sandalyede Aikido Engel Tanımıyor Ekibi
Türkiye’de belkide Dünya’da Bir İlk Olan bu Çalışma sonucunda İşitme, Bedensel Görme engelli kişilerin Japon sanatlarını yapabildiklerini göstermiş olacağız.Bu Mutluluğu Bize Destek verebilecek Herkes ile Yaşamak istiyoruz.Resimleri izleyin yapabildiklerimizi görün. Bizim yanımızda, yakınımızda olun,çalışmalarda bizimle olun.Hep Beraber yapalım başaralım istiyoruz.
Aikido Organizasyonu Derneği olarak desteğe ihtiyacimiz var.
Aikido Engel tanımıyor Platformu
Penceremden 2
JAPONLARIN GEÇMİŞ KÜLTÜR HAYATINDAKİ TANTO ( Japon Savaş Bıçağı )
TANTO kesici bir silah olarak SAMURAI’lara RONİN’lere ( Efendisi olmayan herhangi bir yere bağlı olmayan, macera veya iş arayan SAMURAI’lar ) ve diğer BUSHI’lere ( Savaşçılara ) yada ASHIGARU’lara ( Ücretli Askerler ) özgü bir savaş silahı değildi.
TANTO genellikle NINJA’ların ( Karanlık savaşçılar,karanlığın katilleri,kötü savaşçılar ) tercih ettiği bir silahtı.
Eski Japonya’da Japon savaşçıları kılıç taşımadıkları zaman mutlaka yanlarında bir TANTO ( Bıçak ) bulundururlardı.
Günümüzde gerek Japon televizyonu için yapılmış dizilerde,gerekse batıda çekilen
filmlerde SAI,SHAKEN ya da TANTO gibi silahları görmek mümkündür.Oysaki Japonya’da çağdaş gündelik hayatta gerçek tamamen farklıdır. Japonya’da günümüzde,bıçak boyu 5 cm.’den uzun sabit ağızlı bıçakları taşımak yasaktır.Gündelik hayta kullanılanlar da ağzı 5 cm.lik cep çakılarıdır.
Aikido sanatının içerisinde ise teknik eğitim için kullanılan ahşap TANTO’lar vardır .Ahşaptan yapılmış olan ve hiçbir tehlikesi bulunmayan bu tantolar ile saldırılar gerçekleştirilir ve eğitim alacak kişi bu TANTO ile yapılan saldırılara karşı kendi vücudunu eğitir.
Tanto’ya karşı savunma talimlerinde,önce geniş anlamda hedef bölgelerini koruma çalışmaları yapılır.Bu bölgelerin ayrıntıları olan ince hedef noktalarına yapılan çalışmalara daha sonraki ustalık aşamalarında geçilir.
Penceremden 1
Bir Barış Sanatı ve Sevgi Yolu
Aikido’yu sadece bir Japon savaş sanatı olduğunu söyleyerek tanımlamaya çalışırsak,buzdağının sadece gözle görülen kısmından söz etmiş oluruz.Gözle görülmeyen kısmının büyüklüğü ve derinliği Aikido’nun kolayca anlaşılmasını engellemekte,daha da kötü eksik yada yanlış anlaşılmasına neden olmaktadır.Aikido,sözlük anlamı olarak enerji ile uyumlanma yoludur.Dıştan bakıldığında –ki yeni başlayanlar konuya uzak olanlar çoğunlukla dıştan bakarlar ve oldukça yaygın bir spor olan Judoya benzetirler.
Aikido Japonya’da Morihei UESHİBA ( 1883 – 1969 ) tarafından geliştirilmiş bir tür kendini savunma yoludur.Bir usta için ise Aikido,evrendeki yüce güç ile bir olma yoludur.
Aikido bir duyarlılık eğitimidir.
Aikido teknikleri bize,kendimizi savunmanın ötesinde,bedenimizi dinlemeyi ve bireysel dengeyi öğretir.Hareketlerimiz karşımızdaki kişinin durumuna göre her an değişebilen ancak her an dengeli olmalıdır.
Yolun başında iken bunu görmek kolay olmayabilir ama Aikido’nun sadece bir kavga yöntemi olduğunu sanmak,hem Aikido’nun derinliğini görmemek hemde tüm yaşamını Aikido’ya adamış O’sensei M.Ueshiba’ya ve Aikido’nun kendisine saygısızlık etmektir.
Morihei Ueshiba Aikido adlı savunma sanatının kurucusudur. O’Sensei (Büyük Üstad) adıyla anılmıştır.
Günümüzde Wakayama Bölgesi denilen Tanabe’nin kıyı şehrinde doğup ve 1883-1969 yılları arasında yaşamıştır. Daito-ryu aiki-jutsu ve Kendo yani Japon kılıç sanatıyla yeni bir savunma sanatı oluşturmuştur. Aikido, onlardan farklı olarak bir savunma sanatıdır ve rakibin gücüne direnmeden, o gücü yönlendirerek yapılan teknikler uygulanır. Öğrencilerinden biri olan oğlu ölümünden sonra bu sporu evrenselleştirmek için modern aikido adında bir aikido dalı oluşturmuştur. Karaciger kanseri yüzünden 1969 yılında hayata veda etmiştir.
Aikido’ya has olan bu zarar vermeden kendini savunma anlayışı Aikido’yu diğer savaş sanatlarından ayıran önemli bir farktır.
Aikido çalışmalarında,yeterli bir hazırlık döneminden sonra artık ayağımızı nereye bastığımza ellerimizi ne kadar kaldırdığımıza değil,tekniği bir bütün olarak dinlemeye başlarız,o zaman hareketlerimiz uyumlu ve özgür olur ve yeni daha yüksek düzeyde bir öğrenme sürecine başlarız.
Aikido çalışmaları ayrıca her yönüyle meditasyon egzersizleridir.
Bu çalışmalar bizi sadece teknik yönden değil içsel olarak da eğitir ve değiştirir.Dojoda Aikido çalışırken ,teknikleri uygularken hareketlerimiz akan bir suyun kendine yol bulması gibi ilerlemeli,engellerle boğuşup gücümüzle kendimize yol açmak yerine akışı sürdürecek açık bir yol bulmak her zaman için temel amacımız olmalıdır.
Aikido da Ma-ai (mesafe) ,Kamae ( duruş) Metsuke ( bakış ) çok önemlidir.Ve birbiriyle uyumlu olmalıdır .Aikido da saldırılardan Tai sabaki adı verilen kaçışlar ile kurtulmak mümkündür.Ve her hareketimizde nefes almak Kokyuho çok önemlidir.Aiki yolu yaşamın kendisidir.Ve Aikido okullarında gördükleriniz yaşamın herhangi bir noktasında karşınıza çıkabilir.Aikido da amaç kendini tanımak ve eğitmektir.
Eğer amacınız kavga etmeyi öğrenmek ise sizin yolunuz Aikido yolu değildir.Ne zaman siyah kemer olacağım diye sormaya devam ediyorsanız Aikidonun felsefesini anlamamış olursunuz.Siyah kemer olmak sadece ve sadece artık öğrenmeye hazır duruma geldiğinizi gösterir.Yani yol yeni başlıyor demektir.
Engin ERGİN




